Ana içeriğe atla

ŞAİR GARGA

Ulu çınarların olduğu, havadar ormanda yaşayan şiir yazmakta mahir bir garga varmış. Garga o kadar güzel şiirler yazarmış ki; her okuyan şiirlerde kendinden bir şeyler bulur, okuyan hem duygulanır, hem düşünür hemde tebessüm edermiş. Garga şiir yazmakta o kadar ün salmış ki; sırf bunun için şenlik düzenlemişler, yeşilin bol olduğu, ağaçların gür olduğu ormanda.
Aslan rica etmiş, garga kardeş o kadar güzel yazıyorsun ki, geçte bir oku şiirleri, o güzel dizelerinle bizi mest et demiş. Garga atlamış hemen, herkes tarafından beğenilme arzusuyla...
Ey hayvanlar alemi gaag, gaag, gaaag!
Bu şiirim sevipe kavuşamayanlara gelsin gaaag, gaaag, gaaag!
Garga şiire başlamadan maymunun iştahı kalmamış, keyfim kaçtı bey yaw demiş. Abe senin sesine tüküreyim, bu ne yaw demiş. terketmiş alanı!
Hikaye bu ya, maymun bizim aslan kralı gaza getirmiş. Reis bu adam bu şiirleri yazdıysa, bende şam şeytanı olayım demiş. Bu sesle bu şiirler yazılır mı demiş. Bizim kralda gaza gelmiş! 
Eeee bu şiirleri bu garga yazmamıştır, kendi yazsa böyle kötü okumazdı demiş. gafama yattı da! o zaman kim yazdı? bu şiirleri? yazanı bulun bana, bu sahtekar gargayıda atın zindana demiş, yardımcısı tilkiye..
Tilki kardeş ne yapsak ki diye düşünürken, birden aklına bülbül gelmiş. Bülbülü tuttuğu gibi götürmüş, reisin karşısına!
Bülbül ne kadar da itiraz ettiyse tilkiye, aslanın karşısında tut yemişe dönmüş. İtiraz edememiş.
Aslan heybetiyle oku bakalım şu garganın senden arakladığı şiirleri demiş.
Bülbül derin bir nefes almış, başlamış çocukluğunda duyduğu şarkıyı söylemeye,
Çile bülbülüm çile, çile bülbülüm çile, çileeeeeeeeeee…………
Aslan mest olmuş, tilki pis pis sırıtarak başarmanın verdiği ego ile mest olmuş.
Olan bizim gargaya olmuş. Bir anlık popilerite arzusu ile hayatın geri kalan kısmını hapiste geçirmek zorunda kalmış.
Üşengeçler için hikayenin özeti:
1.Her işi en iyi sen yapacaksın diye bir şey yok!
2.Kimse vazgeçilmez değil, en güzel yazan olsanda!
3.Her yerde vardır, bir tilki!
4.Bir anlık popilerite için, dibini görmediğin denize girme! Atlama herşeye!
5.İyi yazıyorsan, bırak başkası okusun, Yetki devretmekten korkma!
6.Güzel şiir yazıyor ve sesin kötüyse, git gargalara oku!
7.Sen güçlü zayıf yönlerini bil! şanslı bülbüllere çok takılma...

Hilmi AVŞAR

10 Mayıs 2017

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek (Kitap Eleştirisi)

ZOR İNSANLARLA ZORLANMADAN BAŞ ETMEK (ELEŞTİRİSİ) Her şeyden önce yazmak zor bir zanaat olduğu için bilgi ve deneyimlerini paylaşan yazar Özden Aslanın emeğine sağlık.  Alıcısı çok çeşitli; herkesi mutlu ve memnun etmek mümkün değil, her kişinin bilgisi, tecrübesi, olaylara bakış açısı bir olmadığı için bazen bazı kitaplar yetersiz kalır, bazen de ağır gelir okuyana. Kitapta insanları 3 gruba ayırmış yazarımız, Ertelemeci, Terörist, Benim işim değilciler. 1.Bölüm Ertelemecilere ayrılmış, yazarımız çok fazla iç sesi konuşturmuş ve diyaloglar çok basit kalmış. İş hayatında ertelemeci insanlar yok mu? Fazlasıyla var! Özel sektörde ertelemeciler biraz daha azken kamu da bunun daha fazla olduğunu görebiliriz. Yazarın hakkını yememek gerekir ama sonunda ertelemeci yapıya sahip insanlar için bir reçete yazması yerinde olmuş, o sıkıcılığı unutturuyor. Ertelemeciler için yazdığı reçete: - Hedef belirleyin. – Önceliklerimizi bizi hedefe ulaştıracak işlere verelim. – işleri öncelikle...

AKLI BAŞINDA GENÇLERE 40 ÖĞÜT / TUNCEL KURTİZ (Ramiz Dayı)

Aklını Kullan. İyi tanımadan hiçbir insana bağlanma. Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma. Acı çeken sen olursun. İyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düşün. Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konuşma. Güvenmediğin biriyle asla çıkma. Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme. İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil. Kimseye yalvarma. Asla dönüp de arkana bakma. Sır tutmasını bil. Dostların sevgilinden daha önemli olduğunu unutma. Onları asla sevgilin için satma. Hak ettiğin sevgiyi alamadın mı kendini üzme, sorun sen değilsin. Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde tut. Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla göz yaşı için asla yumuşama. Seni sevenlerle kullananları ayırt et. Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartışma. Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme. Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır verme. Dostun ocak insanları baz...

Sansar ve Dağ Kedisi...

İnsanlara pek yanaşmayı sevmez sansargiller. Biraz hatta çokta bencillerdir. Her şeyden önemlisi kendileridir. Karınları bir yumurtayla doyacak olsa, tüm kümesi kırar geçirir. Hayvanlar aleminde bir iç güdü vardır; yaşamak için öldürülür, ama sansarlar öldürme iç güdüsü ile öldürürler. Çift halinde avlanan sansar, eşini kaybetmenin üzüntüsüne ek; açlığın verdiği yorgunun etkisiyle olmalı ki, yaptıklarının yanlış olduğunu düşünmeye başladı ama işin açıkçası iç güdüsel olarakta, kendi içinde kendine toz kondurmakta istemiyordu.   Avlanmak istiyordu doğrusu bizim parlak derili sansar, Bir an aklına tak etti. Ya bizim yan komşu dağ kedisiyle takılmak vardı ne güzel, hem sadık, hem dost canlısı, hemde hergün yiyecek bir şeyler buluyordu. Sansar bitkin halde vardı dağ kedisinin kapsına. Komşu dedi! Dağ kedisi kaldırdı yavaşça gözlerini, dikti sansarın göz bebeklerinin içine, birazda mırıldandı içiden. Yine de sessiz ve tok bir sesle, Hoş geldin, hangi kurnazlıklar attı seni bura...