Ana içeriğe atla

AKLI BAŞINDA GENÇLERE 40 ÖĞÜT / TUNCEL KURTİZ (Ramiz Dayı)

Aklını Kullan.
İyi tanımadan hiçbir insana bağlanma.
Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma. Acı çeken sen olursun.
İyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düşün.
Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konuşma.
Güvenmediğin biriyle asla çıkma.
Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme.
İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
Kimseye yalvarma.
Asla dönüp de arkana bakma.
Sır tutmasını bil.
Dostların sevgilinden daha önemli olduğunu unutma. Onları asla sevgilin için satma.
Hak ettiğin sevgiyi alamadın mı kendini üzme, sorun sen değilsin.
Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde tut.
Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla göz yaşı için asla yumuşama.
Seni sevenlerle kullananları ayırt et.
Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartışma.
Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır verme.
Dostun ocak insanları bazı kriterlere göre belirle.
Kendini öven insanlardan kaç.
Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
Sorun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorlarsa onların öğütlerini göz ardı etme.
Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üstüne sıçrar.
Kendinin herkesten daha önemli olduğunu unutma.
Seni istemediğin sürece Allahtan başka kimsenin seni üzemeyeceğini aklından çıkarma.
Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.
Sana bahşedilen zekâyı kullanmayarak Allaha hakaret etme.
Senin zekâna inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
Kendini sev.
Alkol alınca kontrolünü yitirenlerle tartışma.
Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.
Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakârlık yapma.
İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
Aşkta bile mantığa küsme, kalbin doğru yolu bulacak içgüdüye sahip değil.
Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.
Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.
İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
Hilmi Avşar 03.08.2017

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek (Kitap Eleştirisi)

ZOR İNSANLARLA ZORLANMADAN BAŞ ETMEK (ELEŞTİRİSİ) Her şeyden önce yazmak zor bir zanaat olduğu için bilgi ve deneyimlerini paylaşan yazar Özden Aslanın emeğine sağlık.  Alıcısı çok çeşitli; herkesi mutlu ve memnun etmek mümkün değil, her kişinin bilgisi, tecrübesi, olaylara bakış açısı bir olmadığı için bazen bazı kitaplar yetersiz kalır, bazen de ağır gelir okuyana. Kitapta insanları 3 gruba ayırmış yazarımız, Ertelemeci, Terörist, Benim işim değilciler. 1.Bölüm Ertelemecilere ayrılmış, yazarımız çok fazla iç sesi konuşturmuş ve diyaloglar çok basit kalmış. İş hayatında ertelemeci insanlar yok mu? Fazlasıyla var! Özel sektörde ertelemeciler biraz daha azken kamu da bunun daha fazla olduğunu görebiliriz. Yazarın hakkını yememek gerekir ama sonunda ertelemeci yapıya sahip insanlar için bir reçete yazması yerinde olmuş, o sıkıcılığı unutturuyor. Ertelemeciler için yazdığı reçete: - Hedef belirleyin. – Önceliklerimizi bizi hedefe ulaştıracak işlere verelim. – işleri öncelikle...

Sansar ve Dağ Kedisi...

İnsanlara pek yanaşmayı sevmez sansargiller. Biraz hatta çokta bencillerdir. Her şeyden önemlisi kendileridir. Karınları bir yumurtayla doyacak olsa, tüm kümesi kırar geçirir. Hayvanlar aleminde bir iç güdü vardır; yaşamak için öldürülür, ama sansarlar öldürme iç güdüsü ile öldürürler. Çift halinde avlanan sansar, eşini kaybetmenin üzüntüsüne ek; açlığın verdiği yorgunun etkisiyle olmalı ki, yaptıklarının yanlış olduğunu düşünmeye başladı ama işin açıkçası iç güdüsel olarakta, kendi içinde kendine toz kondurmakta istemiyordu.   Avlanmak istiyordu doğrusu bizim parlak derili sansar, Bir an aklına tak etti. Ya bizim yan komşu dağ kedisiyle takılmak vardı ne güzel, hem sadık, hem dost canlısı, hemde hergün yiyecek bir şeyler buluyordu. Sansar bitkin halde vardı dağ kedisinin kapsına. Komşu dedi! Dağ kedisi kaldırdı yavaşça gözlerini, dikti sansarın göz bebeklerinin içine, birazda mırıldandı içiden. Yine de sessiz ve tok bir sesle, Hoş geldin, hangi kurnazlıklar attı seni bura...